Lois Lane, sigara içmek için Daily Planet'in terasına çıkar. Superman onu orada beklemektedir ve aralarında şöyle bir diyalog geçer:

Superman - Sana göstermek istediğim birşey var. 

Lois çok düşünceli gözükmektedir, Superman ile gitmek istiyor ama emin değildir..

Superman - Lütfen.

Lois Lane - Uzun süre ayrı kalamam.

Superman - Çok sürmez.

Lois Lane Superman'e yaklaşır, ayakabılarını çıkarır ve Superman'in ayaklarının üzerine çıplak ayaklarıyla basar, vücudunu Superman'e yaklaştırır, elleriyle onun kollarına tutunur.

Lois Lane - Clark'ın bana dediğine göre veda etmeden gitmenin nedeni bunun senin için dayanılmaz olmasıymış. Bana göre saçmalık bu.

Superman - Clark?

Lois Lane - Birlikte çalıştığım biri işte.

Superman - Belki de Clark haklıdır.

Lois Lane - Biliyorsun benim... Richard pilottur. Beni sürekli yanında götürür.

Superman - Böyle değil ama.

Lois Lane aşağıya bakar, Superman yükselmiştir.. korkar ve Superman'e sıkıca sarılır.  

Lois Lane -  Ne kadar sıcak olduğunu unutmuşum!

(Superman returns filminden bir sahne)

yorumlar (0)

11.09.2008.    16'' LX200-ACF       ←   bunu istiyorum..

yorumlar (1)

Ulusal yerli vakfının bildirdiğine göre Brezilya'da Amazon ormanının Peru sınırı yakınlarında yaşayan ama dış dünyayla hiç iletişime girmemiş bir kabile bulundu. Funai adındaki devlet vakfı yerlilerin, Acre eyaletindeki uçuşlar sırasında Envira ırmağı boyunca uzanan etnik-çevresel koruma alanında görüldüklerini duyurdu. Funai'nin açıklamasına göre, sağlıklı savaşçılardan oluşan bir grup yerli, altı baraka ve geniş bir ekili arazinin fotoğrafları çekildi. Funai uzmanlarından Jose Carlos Meirelles bu bölgede yaşayan, birbirinden kopuk, dört ayrı insan topluluğunu 20 yıldır izlediklerini söyledi. son gözlenen kabileninse hiç ilişkiye geçilmemiş kabilelerden biri olduğunu vurguladı. Jose Carlos Meirelles konuyla ilgili olarak "Uçuşları barakaların orada olduğunu, yerlilerin olduğunu, kısacası var olduklarını göstermek için yaptık." dedi. Dünyada çoğu Brezilya ve Peru'da bulunan, hiç ilişki kurulmamış 100 dolayında kabile olduğunu söyleyen Survivial International yöneticisi Stephen Corry; "Bu fotoğraflar hiç ilişki kurulmamış kabilelerin olduğunun en son ve güçlü kanıtıdır. Dünya bu konuyla ilgilenmeli ve bu alanların uluslararası hukukla korunlası sağlanmalı. Yoksa bu grupların hepsi zamanla yok olacak." dedi. Resimdeki adamlara bakınca uçağa kuş muamelesi yaptıkları anlaşılıyor zaten. uçağa ok atmaya çalışıyorlar,çok ilginç. Kaynak: http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/southamerica/brazil/2049750/Uncontacted-Amazonian-tribe-photographed.html

yorumlar (0)

16 temmuz 'romantikleşme belirtileri sezinliyorum kendimde' 2008. Yanıma gelirsen eğer, içimde eritirim seni. Kardan sonra güneş, günden sonra gece de öyle. Ben eritirken, sen erirken seveceğiz birbirimizi. Yüzüme bakarsan eğer dokunurum sana. Hava ile kuşlar, denizle kıyı da öyle. Ben dokunurken, sen dokunurken duyacağız birbirimizi. Åzarkımı söylersen eğer kaybolurum sende. Denizde damla, şehirde insan da öyle. Ben kaybolurken, sen ararken bulacağız birbirimizi.

yorumlar (0)

15 temmuz salı. Dalyan deltası / Kafam biraz karışıktır oldum olası, neden bilinmez / Denize doğru yüzlerce yol var / Ama hangisi doğru hangisi çıkmaz? / Aman, sen bir yana ben bir yana / Ayrı düşmüşüz yan yana / Karşımız deniz / Yardım et yoksa gidemeyiz / Kıyıda bir saz gibi yalnızlık olmaz /  Dalyan deltası yaşamın ta kendisi / Düğümdür dokusu öyle kolay çözülmez / Aman, sen bir yana ben bir yana / Ayrı düşmüşüz yan yana..

yorumlar (0)

01 sonunda haziran geldi 2008. Au Revoir Simone adında bir grup ilgimi çekiyor son günlerde.. new york çıkışlı -fransız değiller- bu grup bana sanki, 'little miss sunshine' gibi pozitif bir filmin müzikleri ve david lynch gibi karanlık bir adamın filmlerinin atmosferinin müziklerini anımsatıyor.. iki zıt kutupta müzik yapmaları onların çok çeşitli olmalarını kanıtlıyor ve bu da ilgimi çekiyor. yaptıkları müzik elektro-indie pop tarzi bişeyler. özellikle stay golden şarkısını dinlemek gerek. grupta herkes vokal yapıyor ve keyboard çalıyor. david lynch'in de Au Revoir Simone adlı bu grubun hayranlarından biri olduğunu belirtmek gerek. yaptığı müzikler bana sanki björk, blonde redhead, julie delpy, lamb, nancy sinatra gibi müzisyenlerden etkilendiklerini gösteriyor.  

yorumlar (0)

6 mayıs. hitchiker's guide to the galaxy kitabının yeniden keşfi. sayfa 97. 

"peki sen buranın Southend olduğunu düşünüyor musun?"
"Ha, evet."
"Ben de."
"O zaman ikimizde delirmiş olmalıyız."
"Delirmek için güzel bir gün."
"Evet," dedi yanlarından geçip giden bir manyak.
"Bu da kimdi diye sordu Arthur.
"Hangisi - beş kafalı ve tütsülenmiş ringa balıklarıyla dolu böğürtlen çalısına sahip bir adam mı?"
"Evet."
 "Bilmiyorum. Birisi işte."
"Ya."
İkisi de kaldırıma oturdular ve devasa çocukların kumda bütün ağırlıklarını vererek zıplayışlarını ve Belirsiz Bölgeler'e takviyeli parmaklık stokları götüren vahşi atların gökyüzü boyunca fırtına gibi koşuşlarını belirgin bir huzursuzlukla izlediler.
"Biliyor musun," dedi Arthur hafifçe öksürerek, "eğer burası Southend ise bu işte bir tuhaflık var..."
"Denizin bir kaya gibi hareketsiz durması ve binaların devamlı yukarı aşağı dalgalanmasını mı kastediyorsun?" diye sordu Ford. "Evet, ben de bunu tuhaf karşıladım. Aslında,.." Southend büyük bir patlamayla birbirinin müstehcen ve şehvetli biçimlerde uçarı danslar edip fırıl fırıl dönen altı eşit parçaya bölünürken, konuşmaya devam etti, "..burada ayrıca hiç de tekin olmayan bir durum var."
 
yorumlar (0)

firefox ta bozuk çıkıyor site. kategoriler yukarıda yazılar aşağıda gibi ilgilenmek lazım master abi. şimdi telefon açmaya gerek yok çok tutar buradan söyliyim. ben galiba alanis morissette'yi seviyorum. birilerine benzemesiyle alakası yok. ben de edward norton a benzemiyorum zaten.

yorumlar (1)

Vogon şiiri hiç şüphesiz evrendeki en kötü üçüncü şiirdir. En kötü ikinci şiir ise Krialı Azgothların yazdıklarıdır. Åzair-i Azamları Osuruklu Grunthos "Yaz Ortasında Bir Sabah Koltukaltımda Bulduğum Küçük Yeşil Macun Yumrusuna Kaside" adlı şiirini okurken, dinleyicilerden dördü iç kanamadan yaşamını yitirmiştir. Orta-Galaktik Sanat Onur Kurulu Başkanı ise kendi bacaklarından birini kemirerek  hayatta kalmayı başarmıştı. Åziirine gösterilen tepkilerin Grunthos'u 'düş kırıklığına' uğrattığı ve tam En Sevdiğim Banyo Lıkırtıları başlıklı oniki ciltlik epik çalışmasını okumaya başlayacakken, kendi kalın bağırsağının yaşamı ve uygarlığı kurtarmak adına çılgınca bir girişimde bulunarak dosdoğru boynundan geçip beynini boğduğu söylenir. Bunların hepsinden daha kötü olan şiirlerse, yaratıcısı olan İngiltere, Essex, Greenbridge'den Paula Nancy Millstone Jennings'le birlikte yerküre gezegeninin yıkımı sırasında yok olup gitmişti.

yorumlar (0)