-
[. Kategorize Etme.]
[. ne koysam acaba.]
[. cogunlukla zararsiz.]
[. paslı kavanozdaki beyin.]
[. gerekli gereksizler.]
[. vejetaryen kopekbaligi.]
[. günlük zımbırtısı.]
[. .wmv kutusu.]
[. .jpeg kutusu.]-
Kim:aksakkedi
Yorumu:onu da yaparız özgür willy :)
Kim:özgür
Yorumu:çicekten böcekten daha iyi oldugu kesin alttan da yazı gecsin o esnada hatta burada sigara icmenin cezası 69 TL fela diye türk oldugumuzu iiicene belli edelim :)
Kim:aksakkedi
Yorumu:tabiki! :)
Kim:k
Yorumu:bu adamlardan öncekiler osuruyormuydu
Kim:aksakkedi
Yorumu:daha güzel işte ölmeden önce izlemek lazım. bilet fiyatları bu linkte yazıyor: http://www.biletix.com/static.htm?page=sp47
Kim:k
Yorumu:metalika yaşlanmadımı daha? dede oldu adamlar. kaçaymış biletler?
Kim:k
Yorumu:sen uzaklarda arıyorsun. bak elazığda oldu. fayda kırılmamış ne düşünüyosun bu konuda sence yakın zamanda bir deprem daa olacakmı elazığda
Kim:k
Yorumu:film noir nolir? noir kulak tırmalayıcı be gel biz aksakkedi yapalım olmamı? ak kedi sak kedi
Kim:aksakkedi
Yorumu:Aang'in ok işareti nasıl olmuş? işlemeli filan olmuş. iyi düşünmüşler..
Kim:aksakkedi
Yorumu:aksakkedi ile bir alakası yok.. fikir değiştirdim.. kulübün adı "film noir" olacak.. bizi hiç de iyi şeyler beklemiyor buna eminim. gece saat 4 den başlayarak diye başlayan yazı herman hesse nin sanırım bozkırkurdu kitabında vardı ve bana nedense david lynch filmini anlatıyor. gece saat 4 te izlemeyeceğiz filmi tabi ki.. metafor olarak kullanmaya çalıştım o cümleyi.. o hissiyatı vermek için..
-

AK-SAK-KE-Dİ V2.0
S10 ON YORUM
-
kemal efendi.. resim ve yazı yükleyemiyorum? yorumlar (0)
21 nisan 2010. Bilim ve Teknik Haberleri..
- Dünyanın çekiminden uzaklaştıkça saatlerinizin tiktaklarının sıklaştığı Einstein'ın genel görelilik kuramının bir öngörüsü. Daha genel bir ifadeyle, çekim alanının kuvveti azaldıkça zaman daha hızlı akıyor. Bu öngörüyü deneysel olarak kanıtlamak için değişik girişimlerde bulunmuş bilim adamları. Kulelere, uçaklara, roketlere saatler yerleştirilerek değişik rakımlarda zamanın farklı aktığı ispatlanmış. Tabii farklılıklar nanosaniye mertebesinde. Bu yüzden genelde atom saatleri kullanılmış. ABD'nin şimdiki enerji bakanı, lazer kapanı üzerine yaptığı çalışmaları dolayısıyla 1997 yılında Nobel Fizik Ödülünü kazananlardan Steven Chu. Berkeley Üniversitesinden Holger Müller, bundan iki sene önce Chu'nun verilerini kullanarak uzaya çıkılmadan çekimin zamanın üzerinde etkisinin bulunabileceğini fark etmiş. Chu, Müller ve Humbolt Üniversitesinden Achim Peters, sezyum atomlarını kullanmışlar. Deney bir çok bilim adamının üzerinde çalıştığı, geleceğin kuantum çekim kuramının şekillenmesinde rol oynayabilir. Gündelik uygulamarının arasında ise atom saatlerinin kullanıldığı GPS'ler, internet ortamındaki eşzamanlılığın artması da var. Deneyin dikkat çeken bir diğer yönü de Barrack Obama tarafından enerji bakanı olarak atanan Çin asıllı fizikçi Chu'nun o kadar işinin arasında nasıl olup da araştırmaya fırsat bulabildiği. Söylendiğine göre geceleri, haftasonları ve uçak seyahatlerindeki boş vakitlerini değerlendirmiş.
- Pencere camı katı mıdır sıvı mıdır sorusu üzerine hiç düşünmeden katı deriz çoğumuz. Ancak moleküler seviyede incelendiğinde caman yavaş akan bir sıvıdan farksız olduğu görülür. Katıların bir çoğunda atomlar sürekli tekrar eden bir kristal yapı oluşturur. Cam atomlarının nasıl olup da bunu gerçekleştiremediği anlaşılamıyor.Fahrenheit 1700'lerde çok düşük sıcaklıklara inilerek suyu buza dönüştürmeden cama dönüştürebileceğimizi keşfeden ilk kişi.
- 6 kişilik bir ekip yakında Mars seyahatine başlayacak. Ancak bu Mars seyahati benzeri görülmemiş bir dayanıklılık testi olacak, çünkü ekip 520 gün boyunca bir simülasyon gemisinin içinde şu ana kadar ki en gerçekçi seyahati gerçekleştirecek. 520 gün boyunca ekip, her biri, 550 metreküp hacmine sahip 4 modülden oluşan bir kapsülün içinde tüm çevresel faktörlerden izole edilmiş bir şekilde yaşayacak.
- Uluslararası iklim değişikliği panelinin 2007 yılında yayımladığı bir rapor insan faaliyetlerinden kaynaklı sera gazlarının Dünyanın ısınmasında etkili olduğunu %90 kesinlikle belirtmişti. Scott'un makalesine göre yapılan araştırmalar aşağıdaki sonuçlarda insan etkisi olduğunu gösteriyor: Küresel ölçekte yüzey hava sıcaklıklarındaki artış, Antarktikadahil tüm hava sıcaklıklarında artış, Atmosfer nemliliğinde artış, Nemlilik miktarlarındaki artışların sonucunca yağışlarda artış, Yağış rejiminde değişmeler, Kuzey kutup bölgesindeki yaz buzullarında azalmalar, Okyanus yüzey sıcaklığında artış, Atlas okyanusundaki tuzluluk artışı...
- Yunuslar İnsanlar kadar zekilerse onlarla biraz daha farklı bir iletişim kurmamız gerekmez mi? Bu sorular oldukça önemli bir toplantı da tartışıldı. Amerkian Bilimi Geliştirme Derneğinin yıllık toplantısında. En baştan başlayalım; yunuslar ne kadar zeki? Araştırmacılar bu soruyu yaklaşık 30 yıldır araştırıyor. Ya sonuç: Azımsanmayacak kadar zekiler. Hatta onlar Dünyadaki en zeki ikinci yaratık sayılabilirler. Marino bu düşüncesini yunus beyni üzerinde yapılan çalışmalara dayandırıyor. Yunuslar insanlardan yaklaşık 300 gram daha büyük bir beyne sahipler. Ayrıca bu düşünceyi destekleyen tek konu büyüklük değil. Yunuslar aynı zamanda çok karmaşık neokortekse(beyinde problem çözme, farkındalık v.b. zeka belirtileri ile ilgili birim) sahipler. Mesela yunuslar aynada kendilerini tanıyabiliyorlar. bu birçok hayvanın başarılı olamadığı bir özellik. Ayrıca insanların sergilediği karmaşık anlatımları anlayabiliyorlar. ya da özel su altı klavyesindeki tuşlara basarak oyuncak istemeyi öğrenebiliyorlar.
- www.diskspacefan.com bu adrese girin ve yükleyin. Sabit diskinizin dosya yüklemediğiniz halde dolup taşmasını engellemek için birebir.
- Erman'ın kişisel görüşü: CERN de Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ile yapılan deneyde hehrangi bir risk görmüyorum. Problem karadeliklerden bahsedilince genellikle uzaydaki karadeliklerin kast edilmesinden kaynaklanıyor. Kara delik bir yıldız kalıntısıdır. Büyük kütleli bir yıldızın çok küçük bir hacime sıkıştırılmış hali. Tabi ki kütle yoğunluğu çok yüksek. o kadar yüksek ki çekim kuvveti her şeyinkinden fazla ve bu çekim etkisi ile yakın çevresindeki her şeyi içine çekiyor. bu karadelik tarifi makrokozmoz daki karadelik tarifi. Mikrokozmoza gelince burada mini bir karadelikten bahsediyoruz. model aynı karadelik modeli ama bu karadelik atomaltı bir parçacık gibi değişik özellikleri var. parçacık gibi bozunuyor. makro ve mini karadelikler tamamen farklı cisimler. Maalesef aynı ad ile adlandırılıyor. insanları da bu korkuyor olsa gerek.
- 21 nisan da Mars Ay'ın 7 derece kuzeyinde, 26 nisanda ise Satürn Ay'ın 8 derece kuzeyinde yer alacaktır.
yorumlar (0) yorumlar (0)onüçmartikibinon. Selçuk Artut'un şu dediklerine kesinlikle katılıyorum:
"Sinemada bahsettiğiniz meseleye yönelik bir takım uygulamalar var. 5D sinema gibi çarpık isimlendirmeler ile insanlara üç boyuttan daha ilerisini vadedenler gördüm. Sinema izleme alışkanlığımızı gerçek hayatlarımızla örtüştürme gayreti sihirbazlık boyutunda kandırmaca olarak devam ediyor. Bunun için bir salon dolusu insan komik gözlükler takıp filmin içine girmeye çalışıyorlar. Ancak bu alışkanlığın ötesine müdahele edildiğinde örneğin dokunma hissini düşünecek olursanız bu konuda kendimi tutucu buluyorum. Elbette ekranda beliren trenden kaçan insanlar kadar suprizlere kapalı değilim ama benim için sinema, kitap okumak gibi bir his. Kimsenin ben kitap okurken koluma girip bana birşeyler anlatmasını istemiyorum. Ama burada kavramsal bir dilemma var. Sanal ortam tam kelime çevirisi olmuyor, o yüzden ingilizce terimini buraya belirtmek istiyorum. “Virtual Reality” terimi hem gerçek hem değil diyen bir ifade. Second life gibi görsel olarak çok kötü olduğunu düşündüğüm bir ortamda insanlar kendilerini gerçeklik içerisinde zannetsinler diye uğraş veriliyor. Oysa böyle bir gayesi olmayan bir futbol menejerlik oyununun insanı çok daha fazla içine aldığını düşünüyorum. Second life örneğinde olduğu gibi duyularımızla uğraşırken anlatılmak istenen, yaşatılmak istenen duyguları çürüttüğümüzü görüyorum. Duyu ve duygu karşılıklı beslenen iki kavram. Kant’ın analitik gelenekleri eleştirdiği nedensellik felsefesinde bahsettiği üzere bilgi dağarcığımız iki temel üzerine kurulu. Birincisi temsilleri algılama kapasitemiz, ikincisi ise bu temsiller üzerinden nesneleri bilgiye dönüştürme yetimiz. Öncelikle temsil üzerinden gidecek olursak insan algısı bu konuda oldukça seçici. Kendini yetiştirmiş iki gözün gerçeği sanaldan ayırması tıpkı gelişmiş bir kulağın iki sesi birbirinden ayırması kadar olası. Mutluluğun sanal bir his olarak duyularımızla oynadığımız oyunlarda aranması, tıpkı uğraşın doğasında olduğu gibi sanallıktan öteye geçemiyor diye düşünüyorum."
yorumlar (0)11 mart 2010. Türk sanat müziği, Tasavvuf-i musiki, Klasik müzik, Blues ve caz müzik gibi kalburüstü - üst düzey - müzikler hariçtir şimdi kuracağım cümlede.. (evet, kurdum ben devrik cümle)
Benim sözlüğümde Popüler Müzik; Lou Reed, Richard Hell, Frank Zappa, Iggy Pop, Tom Waits ve David Bowie'nin çıkardıkları seslerdir. Bütün müzik bu sanatçılardan türemiştir ve türemeye devam edecektir.
yorumlar (2)11.03.2010. onurla sigara sansürlemesi üzerine konuşur iken televizyonu katlettiklerini söyledi. bende nbc'nin sigara sansür imgesi olarak renkli çiçek kullandıklarından bahsedince güzel bir fikir ortaya attı. sansür imgesi olarak sigara resmini kullanırsak ne olur.. bir deneyeyim dedim.. aşağıdaki resimde tv de izlediğimiz x-files dizisindeki gizemli adam bir bölümde sigara içiyor.

08.03.2010. Alice in Chains için gidilir..

yorumlar (2)
2 temmuza kadar sabırla bekleyeceğiz ama zaman nasıl geçecek bilmiyorum!
yorumlar (1)7 mart pazar, yıllardan 2010. http://www.futuristika.org/roportaj/selcuk-artut-otobanda-adres-bulmak-gibi/
Bu adresteki yazıyı okumanızı öneririm. özellikle videoları izlemelisiniz.

06.03.2010. FILM NOIR..
gece saat dörtten başlayarak sihirli tiyatro
-yalnızca kaçıklar için-
Giriş ücreti: akıl
Herkese göre değil
Yal-nız-ca-ka-çık-lar-için!
Çok yakında..